Koklear Implant, Türkiye'de 1998 senesinden beri işitme engelli çocuklar da yaygın olarak uygulanmaktadır. Değişik illerde, onbir değişik klinikte, implantasyon yapılmaktadır. Bugüne kadar 170'den fazla işitme engelli çocuğa MED-EL Combi 40 + Koklear İmplant Sistemi takılmıştır.
Koklear İmplant, operasyon ile yerleştirilen iç kısmı ve dış kısmıyla, zedelenmiş bir kokleanın görevini yapan bir elektronik âlettir. Mikrofon ses alır, konuşma işlemcisi sesleri kodlar ve bunları implanta ulaştırır. İmplant, kokleada bulunan elektrotlara uyarı yollar. İşitme siniri bu uyarılar alır ve beyine yollar. Bu sinyaller ses olarak algılanır. Bir koklear implant sistemi ile tüm konuşma seslerini duymak mümkündür.
Koklear İmplant, ileri veya çok ileri derecede, sensori nöral işitme kaybına sahip, kulak yapısı uygun olan çocuklara uygulanabilir. Özellikle yüksek frekanstan, 2 ve 4 KHz 90 - 95 dB den daha büyük kayıplılara ve geleneksel işitme cihazı ile konuşma seslerini yeterli alamayanlara yapılır.
Dil öğrenmeden veya dil öğrenirken işitmesini kaybedenlerde implant yaşı, implant sonrası başarıyı çok etkilemektedir. Ne kadar küçük yaşta implant yapılırsa sağlanan yarar o kadar büyüktür. Konuşma seslerini yeterince duymayan bir bebek bu seslere anlam vermeyi öğrenemez ve bundan dolayı beyindeki işitsel yolları gelişemez. Belli bir yaştan sonra beynimizin yeni bilgiye uyum sağlama yeteneği azalır. Yaş büyüdükçe ses duyurulduğu halde uzun süre sağır kalmış olan bir çocuk yeterli şekilde daha küçük yaştaki bir çocuk gibi konuşma dillini öğrenemez. Bundan dolayı implant adaylarında işitsel geçmişlerin değerlendirilmesi çok önemlidir. Ancak işitme cihazını erken yaşta takan (2 yaştan önce), mevcut işitme kalıntısını kullanan ve işitsel sözel eğitim alan büyük (5 yaş üstü) işitme engelli çocuğa koklear implant düşünülebilir.
Dil sonrası işitmesini kaybeden çocuklar ileri yaşta implant olabiliyorlar çünkü konuşma ve dil hafızalarını muhafaza edebilir , implant ile yeniden işitince, kısa bir süre sonra konuşma dilini anlayabilirler. Sağırlık süresinin uzaması sonucu ters yönde etkileyecektir.
İmplant sonucunu etkileyen, yaştan başka bir çok etken vardır.En başta, operasyonun iyi geçmesi, konuşma işlemcisinin sürekli çalışması ve takılması, uygun ayarın düzenli yapılması, çocuğun kendi ailesinden ve uzmanlardan gördüğü ilgi, destek ve eğitim ve çocuğun kendi kabiliyeti.
Çocuklara koklear implantasyon doğru uygulandığında, zamanla mükemmel sonuç görülebilir. İmplantasyon uzun vakit ve emek isteyen bir süreçtir.Ebeveynler ve uzmanlar uzun süre işbirliği kurarak rehabilitasyon programına bağlı kalmalıdırlar.
Operasyon öncesinde çocuğun ve ailesinin hazırlanabilmesi için ve operasyon sonrası eğitim, ayar ve gelişim takibi yapılabilmesi için ailenin bir kliniğe ve bir eğitim yerine bağlı kalması önerilmektedir. MED-EL koklear implant firmasının konuşma algılama test bataryası mevcuttur. 3 - 18 yaş arasındaki implantlı çocuklara operasyon öncesinden başlayarak düzenli aralıklarla testler uygulanmaktadır. Böylece çocukların dinleyerek konuşmayı tanımasında gelişmeleri ölçülür ve uluslararası sonuçlar ile karşılaştırılabilir. Çok küçük çocukların gelişimi, onu gözleyenler tarafından doldurulan çeşitli anketler ile kontrol edilir.
Operasyon öncesinde aile, aile eğitim seanslarına katılarak, çocuğun: geleneksel işitme cihazı takmasını; iletişim kurmasını; yetişkin ile oynamasını; eğitim faaliyetlerine katılmasını; büyük seslere tepki vermesini öğrenebilir. Çocuğun ailesi: cihaz bakımını; cihazı sürekli taktırmasını; dil öğrenmeye uygun ortamın hazırlanmasını; etkili biçimde iletişim kurulmasını; düzenli olarak ilgilenmesini ve çocuklarını nasıl disipline edeceklerini öğrenebilirler.
Operasyon sonrası her ailenin ve çocuğun rehabilitasyon programının şekli ve yoğunluğu kendi durumlarına ve ihtiyaçlarına göre ayarlanmalıdır. 1-3 yaş arası çocukların rehabilitasyonu sadece aile eğitimi şeklinde olabilir. En az ayda bir seans olmak üzere, uzman gereken desteği verebilir ve çocuktaki ve ailelerdeki gelişmeleri takip edebilir. Uzman, ebeveynleri doğal ve normal şekilde , implantlı çocukları ile daha sık iletişime girmelerini ve çocuğun dinlemesini sağlayabilir. Bu yaştaki implantlı çocuklar, ilkokula başlamadan, akıcı, anlaşılan bir konuşma dilli edinebilirler.
4-5 yaşındaki implantlı çocuklar aile eğitiminin yanında yoğun seans eğitimi gereksinimi duyabilir. Hem grup hem bireysel eğitimden faydalanabilirler. Bu seanslarda, çocuğun ilgi duyduğu etkinlikler yapılarak çocuğa bol konuşma ve dinleme fırsatı tanınmalıdır. Çocuk anlamlı karşılıklı konuşmalara katılarak konuşma dilini geliştirir. Ebeveynlerin bu seanslara katılmalarında büyük fayda vardır. Böylece işlediği konuları, oynadığı oyunları bilir ve aynı konuları, oyunları aynı dili kullanarak, evde tekrar işleyebilir. Uzmandan, çocuk ile nasıl iletişim kurulacağını öğrenebilir, çocuğu daha yakından tanıyabilir ve uzman, çocuğa yeni bir işlem öğretirken model oluşturulabilir. İmplant kliniğinin veya özel rehabilitasyon merkezinin verdiği destekden başka, işiten çocukların gittiği yuva veya ana sınıflarına katılabilirler. İllerinde, işitme engelli çocuklar için, özel işitsel sözel eğitim veren yuva varsa, bu tür yoğun konuşma ve dil eğitiminden yaralanabilirler.
Doğuştan beri sağır olan çocukların implant edildiği yaş büyüdükçe daha yoğun bir rehabilitasyon ve yaştan dolayı okul eğitimi almaları gerekiyor. 5,6,7 yaşına gelen çocukların dil gecikmesi daha çok olur, görsel ipuçlara dayanmaya alışmış olabilirler, konuşmayı anlamamaya, takip etmemeye alışmış olabilirler ve artık dil öğrenmek için en uygun yaşta değildirler. Konuşma dilini anlamayan ve anlaşılır halde konuşamayan yeni implant edilmiş bir çocuğun normal ilkokula giderek, dil öğrenmesinin ve eğitime katılmasının beklenmemesi gerekmektedir. Ancak, çocuğun oturduğu ilde 2 -3 yıl veya daha çok süren, yoğun konuşma ve dil eğitimi verebilecek bir kurum varsa ve aile destekleyebilirse bu yaştaki çocuklara implant düşünülebilir.
Bugün kadar Türkiye'de bir çok çocuk koklear implanttan çeşitli derecede yararlanmışlardır. Bir çok çocuk daha erken bir müdahalenin sonucunda implanttan çok daha fazla yarar sağlayabilmektedir.
Erken müdahale için ; gerekli uzman personel ve ileri teknolojik altyapının mevcut olması gerekmektedir. Öncelikle yeni doğan taramalarının bütün kadın ve doğum kliniklerinde düzenli olarak yapılabilmesi, işitme engeli saptanan bebeklerin ailelerinin bir an önce doğru tanı konulabilmesi ve cihazlandırılarak aile eğitim programlarına alınabilmesi için odyoloji kliniklerine yönlendirilmesi gerekmektedir. Günümüzde bir kaç günlük bebeğe modern teknoloji ile kesin teşhis koymak mümkündür. Özellikle son bir yıldır bütün dünyada kullanılmaya başlayan ASSR cihazları , bebekler ve küçük çocukların tanısında önemli bir rol oynamaktadır.
İmplant yaşını aşağı çekerek mevcut olan koklear implant teknolojisinden daha çok yarar sağlanalabilir ve daha çok implantlı işitme engelli çocuk normal okullarda eğitim görerek topluma kazandırılabilirler. |